Keçiborlu

Isparta’ya 41 km uzaklıkta olan Keçiborlu, E24 Devlet Karayolu üzerinde, bölgenin yol ağının kavşak noktasında yer alır. Ortalama rakımı 1010 m ve yüzölçümü 562 km²dir. Burdur Gölü’nün 22 km.lik kuzey kıyı şeridi Keçiborlu sınırları içerisinde yer almaktadır. Süleyman Demirel Havalimanı ilçe sınırlarındadır.
Keçiborlu’da Burdur Gölü kenarında kuş gözlemciliği yapabilirsiniz.
Keçiborlu adının nereden geldiğine dair bazı rivayetler bulunmaktadır. Keçiborlu’ya gelip yerleşenlerin Niğde’nin Bor İlçesi’nden geldikleri, bunların bir kısmının Uluborlu’ya yerleştikleri, Keçiborlu’ya yerleşenlerin ise buraya küçük borlu anlamına gelen “Kiçiborlu” adını verdikleri ifade edilmektedir. Ayrıca bölgenin kırık, küçük tepeciklerden meydana gelen arazi yapısına atfen küçük taşlık yer manasına gelen “Kiçiborlu” (Bor: Taş, çakıl; Kiçi: Küçük) adının verildiği de ifade edilmektedir. Daha sonraları bu isim Keçiborlu olarak değiştirilmiştir.
İlçe sınırları içinde tespit edilebilmiş en eski buluntular Tunç Çağ’a (MÖ 3000-1200) ait yerleşimin bulunduğu Keçiborlu Höyük (Dörtyol) ve Kılıç Höyük’de (Kılıç) bulunmuştur.
Pisidia bölgesinin kuzey batısında Frigya sınırına yakın olan Anaua (Acı Göl) ve Askania Gölü (Burdur Gölü) arasındaki arazide kalan Baris (Fari) Antik Kenti bugünkü Kılıç Kasabası yakınlarındadır. Kentin kuruluş tarihi hakkında herhangi bir bilgi yoktur.
1182 yıllarında Keçiborlu ve havalisi Selçuklu egemenliğine girmiştir. Isparta ve civarının 1204 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı III. Kılıçarslan tarafından fethedilerek, Türk hakimiyetine katılmasıyla bölgenin Selçuklu egemenliğine girişi tamamlanmıştır. 1301 yılında Hamitoğulları Beyliği hakimiyetine giren bölge, 1380 yılında Osmanlı egemenliğine girmiştir.
Aydoğmuş Kasabası’nın adının ramazan bayramının başlangıcını gösteren hilalin ilk defa burada gözetlenmesinden dolayı verildiği rivayet edilmektedir.

Sarnıç doğu-batı yönünde uzanır ve dikdörtgen planlıdır. Girişi doğu yönden dikdörtgen formlu yuvarlak kemerli bir kapıyla sağlanmıştır. Batı yönünde kare formlu bir havalandırma penceresi vardır. Sarnıç içerisinde bir merdiven bulunmaktadır. Sarnıcın içerisi iki atkı kemeri üzerine binen beşik tonoz örtüyle örtülüdür. Suyun toplandığı kısımlar su geçirmeyen kalın horasan harcıyla sıvanmıştır. Kuzey ve güney yönlerde sarnıca su akıtan birer kanal görülebilmektedir. Sağlam durumda olan sarnıcın içerisinde halen su bulunmaktadır. Geç Osmanlı Dönemi’nde yapılmış olduğu düşünülen yapı, döneme ait sarnıç mimarisini göstermesi açısından önemli bir eserdir.

Doğu-batı yönünde uzanan yapı dikdörtgen planlıdır. Düz çatının ortasında sekizgen formlu yüksek bir kasnak, bunun üzerinde sivri bir kubbe görülmektedir. Kubbenin tepesinde karşılıklı simetrik dört hava deliği bırakılmıştır. Sarnıca giriş güneybatı köşesinden yuvarlak kemerli bir kapıyla sağlanmıştır. Sarnıç içeride haç biçiminde tonozlu bir örtüye sahiptir. Haçın kollarını meydana getiren tonozlar eğik tonoz biçiminde daralarak sonlanmaktadır. Tonozların ortasındaki kubbe ise dört kemer üzerinde yükselmektedir. Üç kanal sarnıca su temin etmektedir. Bunlardan ikisi sağlamdır. Sarnıç muhtemelen Geç Osmanlı Dönemi’nde inşa edilmiştir.

1910 yılında İngilizler tarafından İzmir-Aydın güzergâhı kapsamında yapılmıştır. Yolcu bekleme salonu ve bilet gişelerinin bulunduğu tek katlı hizmet binasının önü ahşap sundurmalıdır. İngilizlerin yaptığı batı mimarisi tarzındaki Devlet Demir Yolları istasyon yapıları tip proje olarak tüm ülke çapında inşa edilmişlerdir. Yapı son dönem Osmanlı mimarisini yansıtması açısından önem taşımaktadır.

Welcome Back!

Login to your account below

Create New Account!

Fill the forms bellow to register

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Add New Playlist