Aksu

Isparta’ya 61 km olan İlçe, Anamas Dağları’nın eteklerinde kurulmuştur. İlçenin 426 km²lik yüzölçümünün büyük çoğunluğunu dağlar ve ormanlar kaplar. Sorgun ve Çayır, önemli yaylalarıdır. 156 km uzunluğundaki Köprü Çayı, ilçe merkezine 5 km uzaklıktaki Sorgun Yaylasından doğmakta olup, İlçeyi ikiye bölerek, Aksu ovasını suladıktan sonra Antalya’dan Akdeniz’e dökülmektedir.
Karaçam, meşe, titrek kavak, ardıç ağaçlarının oluşturduğu ormanlık ve koruluk alanlarda az sayıda olsa da ıhlamur, diş budak, çınar ve sedir ağaçlarına rastlamak mümkündür.
Çalı ve ormanlarla kaplı olan Aksu’nun dağlarında yaban domuzu, kurt, tilki, sincap, sansar, porsuk, gelincik, tavşan oldukça sık görülmektedir.
Antalya’dan her yıl Aksu’ya Yörükler öbek öbek gelerek çadırlarda özellikle Başpınar Mesireliği’nde konaklamaktadırlar. Aksu’nun yaylalarında gezerken, kuzu ve oğlak seslerini işitirken, kirman ile ip eğiren Yörük kadınlarını görürsünüz. Onlara misafir olduğunuzda ikram edilen yayık ayranının tadını unutamazsınız.
Aksu’nun dağlık ve ormanlık alanlarında, zengin coğrafyasında dağcılık, trekking, mağaracılık, jeep safari ve av turizmi yapılabilmektedir.
Aksu İlçesinin sınır komşusu olan Gelendost ve Şarkikaraağaç İlçeleri içinde 17 höyük üzerinde Geç Neolitik (MÖ 8000-5500), Erken Kalkolitik (MÖ 5500-4500) ve Tunç Çağ (MÖ 3000-1200) dönemlerine ait malzemelerin bulunması, Aksu İlçesi’nin de bu dönemlere ait özellikler taşıdığı kabul edilebilir.
MÖ l88-133 yılları arasında Bergama Krallığının elinde bulunan bölgede bu döneme ait, Aksu İlçesi Mirahor Mahallesi’nde Timbriada, Terziler Köyü yakınında Tynada, İlçenin kuzeybatısında Senitli Yaylası Kalıntıları bulunmaktadır.

Deliklitaş Mağarası ve Asarlık Mevkii Tymbriada antik kentinin ise 6 km kuzeydoğusunda 1.492 metre yüksekliğindeki bir tepenin üzerindedir. Deliklitaş Mağarası’nın yaklaşık 450 metre batısında, hâkim bir tepenin doğuya doğru eğimli yamacında kamusal ve dinsel yapılar bulunur. Deliklitaş Mağarası’nın kuzeydoğusundaki tepenin en yüksek yerine yapılmış ve hâlihazırda oldukça iyi durumdaki Bizans kalesinin Hellenistik Dönem’e ait bir savunma yapısının üzerine yapıldığı, kalenin güney köşesindeki yapı kalıntılarından yola çıkarak söylenebilir. Deliklitaş Mağarası çevresindeki seramik ve çatı kiremidi parçalarından yola çıkarak alandaki iskânın MS 10-11. yüzyıllara kadar sürdüğü söylenebilir.

Zindan Mağarası, önünden geçen Eurymedon Irmağı (Köprüçay) ile birlikte Kybele/Meter’e (ana tanrıça) adanmış önemli kutsal alanlardan biridir. Kutsal alanda bir ırmağın olması ve mağarada bilicilik ile ilişkili yazıtların bulunması ana tanrıça kültünün su ve kehanet ile ilişkilendirilmesini sağlar. Zindan Mağarası’na Eurymedon Irmağı (Köprüçay) üzerine yapılmış tek kemerli bir Roma İmparatorluk Dönemi köprüsü üzerinden ulaşılmaktadır. Köprünün kilit taşında Irmak Tanrısı Eurymedon’un personifikasyonu olan bir büst kabartması işlenmiştir. Mağara girişinde ise Irmak Tanrısı Eurymedon’nun tasviri bulunan Roma İmparatorluk Dönemi’ne ait mozaik bir döşeme vardır. Mağara girişindeki yazıtlar Zindan Mağarası’ndaki kült alanına ilişkin önemli bilgiler sağlar. Mağara önündeki yapı kalıntıları ve burada yapılan çalışmalardan elde edilen veriler bu mağaranın, Hellenistik Dönem’den itibaren 1200 yıl boyunca açık hava tapınım yeri olarak kullanıldığını göstermektedir.

Tymbriada, Timbriada, veya Timbrias adıyla bilinen antik kent, Aksu İlçesi’nin 3.5 km kuzeybatısında ovaya hâkim bir plato üzerinde kurulmuştur. Modern araştırmalar Tymbriada’nın MS 3. yüzyılın sonuna dek yerel dili olan Pisidceyi konuştuğunu kanıtlamaktadır. Akropolün güney eteklerindeki dik kayalık alanlarda Roma İmparatorluk Dönemi’nde Phryg etkisinin varlığına işaret eden kült yerlerine ve kabartmalara rastlanmıştır. Kent dini idare olarak Erken Hıristiyanlık Dönemi’nde Pisidia’nın başkenti olan Pisidia Antiocheia’sına bağlıdır ve çeşitli konsillere piskopos göndermiştir. Kentte kamusal ve dinsel yapılar bulunur. Kent ve çevresinde kamu adına yapılan yapı ve plastik eserler arasında özel şahıslar tarafından yaptırılan adak kabartmaları ve mezar stelleri bulunmaktadır. Bu stellerde dikkat çeken yerel bir unsur Pisidcenin veya Pisidce adların kullanılmış olmasıdır.

Yerleşime Koçular Köyü Karaboğazı Mevkiisi’nden 1 km’lik tırmanışla yaya olarak ulaşmak mümkündür. Yakaafşar Köyü Mezarlığı’nda bulunan ve üzerinde “Tynada halkı” yazısı olan bir onurlandırma yazıtın incelenmesiyle kentin adının Tynada olduğu anlaşılmıştır. Sivri Tepe üzerindeki ana yerleşme, zirvenin takriben 75 metre güneydoğusundaki genişliğe yayılmıştır. Platonun güneybatı kenarında duvarları iyi korunmuş durumda önde iki sütunlu in antis planlı küçük bir tapınak yer almaktadır. Tynada’da mezar stelleri de bulunmuştur. Kentteki stellerde kartal, aslan, kılıç ve kalkan gibi sıklıkla kullanılan tasvirler Pisidia’ya özgüdür. Tynada’da bulunmuş ve günümüzde Isparta Müzesi’nde sergilenen bir sunak örneğinde tahtta oturan Zeus tasvir edilmiştir.

Welcome Back!

Login to your account below

Create New Account!

Fill the forms bellow to register

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Add New Playlist